Forex Mağdurları Platformu

Değerli Finansal Tüketici;

Ülkemizde “forex” adıyla bilinen kaldıraçlı işlemler, Fransa Sermaye Piyasası Kurumu’nun ifade ettiği üzere zehirli spekülatif ürünler (toxic speculative products) kategorisinde yer almaktadır. “Forex”, yani “foreign exchange” tabiri bir döviz takasını çağrıştırsa da, gerçekte bu işlemler döviz mübadelesinin kendisi değildir. Uluslararası literatürde kabul edildiği üzere, kaldıraçlı türev işlemler, kumar ve bahis temelli saf bir spekülasyon sahasıdır.

Dolayısıyla “forex” bir yatırım aracı değildir. Kaldıraçlı işlemler döviz veya emtia üzerinde müşterilere hiçbir mülkiyet hakkı sağlamaz. Tipik bir “forex” işlemi ile dövizi veya emtiayı alıp satamaz ve elinizde tutamazsınız. Bunlar orta ve uzun vadeli yatırım için kullanılamaz. İstatistiksel olarak “forex” pozisyonlarının %90’ı 1 hafta için, %40’ı ise 2 gün içinde kapatılmaktadır. Bu kadar kısa süreler içinde sürdürülebilir bir kazanç sağlamanız mümkün değildir.

Avrupa’da 15.000 “forex” müşterisi üzerinde yapılan araştırmada, müşterilerin %89.4’ünün kayıp yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu oran, kumarhanelerin %85’lik müşteri kayıp oranından daha yüksektir.

Dönemin sermaye piyasalarından sorumlu Başbakan Yardımcısı Sayın Nurettin Canikli, “forex” piyasasında kayıp oranının küçük yatırımcılarda %98’e ulaştığını 28.02.2017 tarihli röportajında kamuoyuna açıklamıştır.

Değerli Finansal Tüketici,

Yukarıda açıklanan bilgilerin kayda değer kısmı, “forex” sağlayıcılarının internet sitelerinde bulunmaz. Çünkü bu şirketler, ticari kazanç elde etmek için daha çok sayıda tecrübesiz müşteriye ulaşmak isterler. Unutmamanız gerekir ki, “forex” sağlayıcıları komisyoncu değildir. Bunlar kumarhane kasası gibi çalışan piyasa yapıcılardır. Bir başka ifadeyle, siz zarara uğradığınızda bu zarar sağlayıcınızın kasasına irat olarak kaydedilir. Bu sebeplerle “forex” işlemleri hakkında kamuoyunun 2012 yılından bu yana yanlış yönlendirildiğini görüyoruz.

“Forex” işlemlerinin bir diğer özelliği, bunların tezgah üstünde işlem görmesidir. Yani bu işlemler borsanın usul ve kurallarına tabi değildir. Size sunulan fiyatlar merkezi bir otoritenin süzgecinden geçmez. İşlemlere başlama kararını vermeden önce, denetime büyük ölçüde kapalı bir mecrada, tek amacı sizi zarara uğratıp bundan kazanç elde etmek isteyen bir finans şirketinin insafına kalacağınızı ve günün sonunda “her zaman kasa kazanır” kuralının işleyeceğini unutmayınız.

2011 tarihli G20 Zirvesinde, “forex”in ne olduğu, nasıl çalıştığı, hangi amaçlarla ve kimler tarafından kullanılabileceği, işlemlerin mukayeseli risk derecesi ve finansal sağlayıcı ile müşteri arasında çıkar çatışması bulunup bulunmadığı hakkında müşteri adaylarına standartlaştırılmış anahtar bilgiler sunulması kurala bağlanmıştır. Ancak Türkiye, G20 taahhüdünü halen yerine getirmediğinden, size sözleşme öncesi anahtar bilgilendirme dokümanı sunulmayacaktır.  “Forex” işlemlerine başlama kararını vermeden önce, bir İngiliz, Bulgar, Güney Afrikalı veya Hollandalı ya da Avustralyalı bir tüketici ile eşit haklara sahip olmadığınızı ve SPK tarafından kendi kaderinize terk edildiğinizi unutmayınız.

Türk tüketicilerine sunulmayan uluslararası standart anahtar bilgilendirme (key information document) formunda şu bilgiler yer almaktadır:

Bir perakende yatırımcının “forex” işlemleri açabilmesi için aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekir:

  1. Sermaye Piyasalarında yüksek deneyime sahip olmak,
  2. Marj ticaretinin etkileri ve risklerini çok iyi bilmek,
  3. Çeşitlendirilmiş bir yatırım portföyüne sahip olmak ve bu portföyün ancak kaybedilmesi göze alınan (gözden çıkartılan) cüz’i bir kısmı ile “forex” işlemleri açmayı istemek,
  4. “Forex” işlemlerine kısa vadeli bir amaç için maruz kalmayı istemek,
  5. Yüksek risk toleransına sahip olmak.

Yukarıda sayılan 5 kriterin tamamını karşılamıyorsanız “forex” işlemleri size uygun değildir.

Bunun yanında, Türkiye hariç tüm G20 ülkelerinde standart hale gelen işbu sözleşme öncesi anahtar bilgilendirme dokümanları, “forex” işlemlerinin risk derecesini diğer sermaye piyasası araçlarıyla kıyaslar. Bu kıyaslamaya göre sermaye piyasası araçları 1’den 7’ye kadar çeşitli risk derecelerine sahiptir. “Forex”in risk derecesi ise 7 üzerinden 7’dir. Dolayısıyla “forex”, gelmiş geçmiş en riskli finansal üründür.

Türkiye’de “forex” müşterilerine imzalatılan risk bildirim formu ile yukarıda sözü edilen anahtar bilgilendirme dokümanı aynı şeyler midir?

Hayır. G20 ülkelerinde anahtar bilgilendirme dokumanı (key information document) ile risk bildirim formu (risk diclosure statement) müşteri adaylarına ayrı ayrı verilir. Anahtar bilgilendirme dokümanı, sadece ürünün risklerini değil, ürünün ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve kimler tarafından kullanılabileceğini de ihtiva eder.

Peki, ekonomik kamu yararına ve bireylerin ekonomik haklarına aykırı sonuçlar üreten “forex” piyasası neden yasaklanmıyor?

ABD’de, Çin’de, Belçika’da “forex” piyasasının bireysel yatırımcılara sunulması yasaktır. İngiltere’de ise uygunluk testini geçemeyen tüketicilere “forex” adlı ürün sağlanamaz. Avrupa Finansal Araçlar Yönetmeliği (MiFID II) çerçevesinde, bireysel yatırımcılara menfaatlerine aykırı ürünler sağlanması hukuka aykırı kabul edilmektedir. Türkiye’de ise 10.02.2017 tarihinde yayınlanan Tebliğ ile “forex”te kaldıraç oranları 100:1’den 10:1’e düşürülmüştür. Ancak “forex”in halen bir döviz alım satım piyasası gibi pazarlandığı ülkemizde bu sınırlama eksik ve son derece yetersizdir. Uluslararası standartta bir yatırımcı korumasına sahip olmayan ülkemizde sermaye piyasalarına güven de dünya ortalamasının altındadır. Güçlü bir sermaye piyasası, ancak güçlü bir yatırımcı koruması ile mümkündür.

Forex’in bireysel yatırımcılara bütünüyle yasaklanması bu işlemlerin yurtdışı mecralara kaymasına neden olur mu?

Bu iddia “forex” sağlayıcılarına ait olup doğru değildir. Türkiye’de yetkilendirilmiş bazı “forex” sağlayıcıları, müşteri portföylerini yurtdışı yetkisiz aracılara satmaktadır. Dikkat ederseniz, işbu yetkisiz aracılar sürekli Türkiye’de “forex” hesabı açmış müşterileri aramakta, mesaj göndermekte, rahatsız etmektedir. Bu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak yurtdışına pazarlandığını kanıtlar niteliktedir. SPK’nın bu kişisel veri hırsızlığına karşı gerekli adımları atması hayati bir konudur.

Diğer yandan, Türkiye’de yerleşik tasarruf sahipleri üzerinde yapılan profil araştırmaları, bu grubun yüksek oranda riskten kaçınma eğilimde olduğunu ve devlet denetiminde olmayan ürünlere ilgi göstermediğini kanıtlamıştır. Reklamlar üzerinde sıkı denetimlerin sağlanması ve özellikle ulusal kanallarda yayınlanacak “Risk bir tık uzaklıkta” başlıklı kamuspotları ile yurt dışında yetkisiz “forex” sağlayıcılarına para aktarımı minimum seviyede kalacak ve ekonomik kamu yararına tehdit oluşturmayacaktır.

Asıl tehdit, “forex” piyasasının Türkiye’de meşru, sağlıklı, sürdürülebilir bir yatırım aracı olarak algılanmasından kaynaklanmaktadır. Bu yanlış algının ortadan kaldırılması ve finansal tüketicilerin bilinçlendirilmesi için, Sermaye Piyasası Kurulu’nun tüketici dernekleriyle periyodik olarak basın toplantıları düzenlenmesi ve “forex’te 12 aylık kümülatif müşteri kayıp oranlarının kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir.

FOREX piyasasında müşteri kayıp oranları zaten yetkili kuruluşlar tarafından açıklanmıyor mu?

Yetkili kuruluşlar tarafından açıklanan veriler üç aylık bir periyodu kapsamakta olup yanıltıcıdır. FOREX’in sürdürülebilir bir yatırım aracı olmadığını öğrenmek için, açıklanan verilerin en az 12 aylık olması gerekmektedir. Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Kurumu (ESMA)’nın düzenlemeleri de bu yöndedir.

FOREX işlemleri bir alım satım faaliyeti değil ise neden müşterilere alım satım başlıklı bir sözleşme imzalatılmaktadır?

Türkiye’de müşterilere imzalatılan kaldıraçlı işlem sözleşmeleri yanlış isimlendirilmiştir. “Forex” esasen bir fark sözleşmesi olup, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen alım satım sözleşmeleri ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Yanlış isimlendirilmiş bir sözleşme ile yanıltıldığını ve bunun sonucunda zarara uğradığını düşünen finansal tüketiciler, zararlarının tazmini için hem SPK hem de yetkili kurumlar aleyhine hukuki yollara başvurabilirler.

TSPB bünyesinde kurulan tahkim kurulunda tüketiciler lehine adil kararlar veriliyor mu?

Tahkim Kuruluna yapılan başvurularda tüketiciler lehine sonuçlanan karar sayısı %5 civarındadır. Buna karşılık örneğin İngiltere Finansal Ombudsmanlık Kurumu’na yapılan başvurularda finansal tüketicilerin daha yüksek bir oranda haklarına kavuştuğu görülmektedir. Aynı uyuşmazlık Türkiye tahkiminde tüketici aleyhine sonuçlanırken İngiltere tahkiminde tüketici lehine sonuçlanabilmektedir. Bu farklılık, yatırımcının korunması ilkesinin Türkiye’de yeterince yerleşmediğini ve tüketicilere dünya sermaye piyasası düzenlemelerinde çoktan terk edilen “caveat emptor” sorumluluğu yüklendiğini göstermektedir.

FOREX mağdurlarının tüketici mahkemelerinde açtığı davalarda bilirkişi raporlarının ekseriyetle tüketici aleyhine sonuçlara ulaştığı doğru mudur?

FOREX davalarında görevlendirilen bilirkişilerin kayda değer kısmı, 2011 yılı G20 Zirvesinde onaylanan “Finansal Tüketicinin Korunmasına Yönelik Nihai İlkeler” başlıklı Belgeyi somut olaya tatbik etmemektedir.  Örneğin, yeni düzenlemeler çerçevesinde, “forex” gibi karmaşık ürünlerin kendileri için uygun olup olmadığını bireysel yatırımcıların değerlendiremeyeceği kabul edilmiştir. Bu sebeple finansal kuruluşlara, işlemlere başlamadan önce müşterileri için uygunluk değerlendirmesi yapma sorumluluğu yüklenmiştir. Herhangi bir “forex” sağlayıcısı, müşteri adayının kaldıraçlı işlemlere uygun olup olmadığını ölçmeden ona hizmet sunamaz. Aksi halde müşterisinin zararını tazmin etmek zorundadır. Nitekim İngiltere Finansal Ombudsmanlık Kurumu’nun istikrar kazanmış kararları da bu doğrultudadır. Ancak Türkiye’de “forex” davalarında görevlendirilen bilirkişiler, genel olarak finansal tüketicileri koruyucu uluslararası standartları bilmemekte ve bunun sonucunda tüketiciler aleyhine raporlar hazırlamaktadırlar. Türk vatandaşlarının uluslararası standartta korunması ve diğer dünya milletleriyle eşit ekonomik haklara sahip olması için Adalet Bakanlığı’nın bu konuda meslek içi eğitimler düzenlemesi, SPK’nın yatırımcı korumasını arttırması ve yatırımcı korumasının tüm yasal, düzenleyici ve denetleyici çerçevenin merkezine alınması zaruridir.

Demo hesapta edinilen kısa süreli bir deneyimle FOREX işlemlerini öğrenmek ve kazanç sağlamak mümkün müdür?

Hayır. Avrupa Menkul Kıymetler Komisyonu (ESMA) tarafından ifade edildiği üzere FOREX, “karmaşık finansal ürünler” kategorisinde yer almaktadır. Kurumsal bir metodolojiye sahip olmadan bu piyasada sürdürülebilir fayda sağlamak mümkün değildir. Fransa’da 2013 yılında yapılan ampirik bir çalışmada, “forex” piyasasında kalma süresinin artmasıyla zararların da artış gösterdiği kanıtlanmıştır. Dolayısıyla daha çok işlem açmanın bu piyasada öğrenme eğrisine pozitif bir katkısı yoktur.  Ancak FOREX sağlayıcıları, “demo hesapta risk almadan kaldıraçlı işlem ticaretini öğrenin!” şeklinde yanlış ve yanıltıcı pazarlama yöntemleri kullanmaktadır. Buna karşın Almanya Sermaye Piyasası Kurumu (BaFIN), bu tür pazarlama materyallerini yanıltıcı kabul etmekte, “demo” hesabın müşterileri piyasaya çekmek için kullanıldığını ifade etmektedir. IOSCO’ya göre demo çalışması gerçek bir piyasa deneyiminin yerini tutamaz. SPK ise demo çalışmasını savunmakla uluslararası kabul gören esaslardan ayrılmakta, yatırımcıların demo hesap ile kandırılmalarının önünü açmaktadır.

FOREX sağlayıcıları tarafından analiz desteği almak, başarılı işlemler açmamda fayda sağlar mı?

Müşterileriyle arasında doğrudan çıkar çatışması olan kuruluşların aynı müşterilerine analiz desteği sağlaması Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonu (IOSCO)’nun ilke kararlarına aykırıdır. Bu sebeple dünya genelinde “forex” sağlayıcılarının müşterilerine analiz desteği sağlaması yasaklanmıştır. Fakat Türkiye’de sadece yatırım danışmanlığı ve portföy yöneticiliği yönünden bir sınırlama yapılmış olup, SPK düzenlemeleri uluslararası standartta değildir. İş modeli gereği ticari kazancını müşteri zararlarından elde eden hiçbir şirket size objektif analiz desteği sağlayamaz.

Değerli Finansal Tüketici,

Yukarıda yapılan açıklamalar, bireysel yatırımcıların korunmasındaki eksikliklikleri kısmen dahi olsa gidermeyi amaçlamaktadır. Türkiye ekonomisi üzerindeki  kur ve enflasyonist baskılar, tasarruf sahiplerini döviz, altın ve benzeri yatırım araçlarına sevk etmektedir. Ancak tüketicilerin bu temel ihtiyacı, çoğu kez “forex” sağlayıcıları tarafından istismar edilebilmektedir. Unutmamanız gerekir ki, “forex” piyasası üzerinden döviz veya emtia sahibi olmanız mümkün değildir. Bu işlemler, her ne kadar döviz ve emtia fiyatlarını dayanak alıyor gözükse de, bu benzerlik sadece fiyat spekülasyonuna zemin oluşturmak ile sınırlıdır. Gerçekte fiili teslim içermeyen fiyat farkına dayalı işlemler bahis ve kumar temellidir. FOREX sağlayıcılarının aksi yöndeki yayın, ilan, reklam ve tanıtımları yanlış ve yanıltıcıdır. İnsan haklarını esas alan çevrelerce “forex” işlemlerinin “ekonomik yamyamlık” olarak tarif edilmesi bu yüzdendir.

Türkiye’de yerleşik finansal tüketicilerin Dünya genelindeki eşitleriyle aynı haklara sahip olması ve yatırımcı korumasının yasal, düzenleyici ve denetleyici çerçevenin merkezine alınması dileğimle,

Levent KAMALI

 

YAZIN, YAYINLAYALIM KÖŞESİNDEN GELENLER

Kimden: Selim 
Aracı Kurum: NineDream

Merhaba,
Sosyal medya aracılığı ile sizlere ulaşan ve özellikle uzak doğuda faaliyet gösteren sahte foreks şirketlerine itibar etmeyin.
Bu firmalardan biri NineDream ve internet adresi http://www.9drms.com
Size kendini zengin kimliği ile tanıtıp daha sonra bir şekilde konuyu forekste işlem yapmaya getirirler. Firma sahte web sitesi üzerinden size hesap açtırır, para yatırmaya ve sahte sinyallerle para kazanmaya başlarsınız. Kazandıkça daha fazla para yatırmanız için ısrar ederler ve sonunda kazandığınız paralarla birlikte ana paranıza da el koyarlar.
Sosyal medyada tanıştığınız özellikle yabancı kişilere inanmayın. Sizin güveninizi kazandıktan sonra konuyu bir şekilde yatırım yapmaya getirirler. Aman dikkat.

Kimden: Yavuz 
Aracı Kurum: İnvestaz

Yaşadığımız mağduriyet ile ilgili haber
https://www.google.com/amp/s/m.sabah.com.tr/ekonomi/2020/05/11/unlu-yatirim-sirketinin-vurgunu-ortaya-cikti-milyon-dolarlari-bakin-nasil-cebe-indirmisler/amp

 

Kimden: METİN TAŞKESEN 
Aracı Kurum: GKMFX

Ünvanın da…Aslan resmi olan..GKMFX..FİRMASI İLE..İnstagram a..verdikleri ilana mesaj ve telefonumu yazmakla tanıştım..bir kaç gün sonra..GKMFX Firmasından isminin gözde olduğunu ve Müşteri temsilcisi olduğunu söyleyen biri aradı…MALTA..Adasından aradıklarını ve Türkiye de olmadıklarını..Alım satım la alakalı bilgiler verdiler..karın kısa bir sürede artacağını profesyonel danışmanlarla çalıştıklarını kendi kontrollerinde alım satım yapılacağını sürekli olarak danışmanın kontrolünde bilgilendirileceğimi söylediler…cep telefonumdan “Meta Trader 5 ” olarak bir program indirmemi söylediler indirdim..ilk defa gördüğüm ve anlamadığım bir ekran geldi karşıma.Hareket eden rakamlar vardı..ilk girişte %50 bonus verdiklerini bunun için gönderdikleri Iban numarasına Havale -EFT yapmamı söylediler..göndedikleri iban no türk şirketi ne ait bir iban olduğu için şüphelenmedim…ve 12,000TL EFT yaptım..Danışman aradı..1 lot alım yapılacağını alım için emir vermem gerektiğini söyledi ve birlikte böyle başladım ..Toplamda 39,000TL..PARA yatırdım..ve dolandırıldım…danışman olarak beni arayan kişi sürekli arayıp ..alım ve satım emirleri vermemi söylüyordu…bende ne diyorsa yaptım …kontrol ediyor ve danışman…onaylıyordu 4 hafta sürdü bu bu işlemler sonra …başka biri arayıp danışman izine ayrıldı size gelene kadar farklı bir danışman bakacak dendi..ve aradı yeni danışman…öneeki danışmanın yanlış alım yaptırdığını ve sistemi kilitlemiş olduğunu söyledi..ne yapılacak dediğimde …ya bekleyeceksiniz…yada FONLAMA yapmalısınız dendi ..bende param yok kalmadı dedim…bir gün sonra hesabıma baktığımda bakiyem eksiye düşmüş…birde borçlandırmışlar…Aradım..yetkili ve muhatap bulamadım…ne yapacağımı bilmiyorum..yardımcı olmanızı istiyorum…ALLAH Kimseye yaşatmasın…Hakkım onlara..ZEHİR ZIKKIM OLSUN…

 

Kimden: ali harbelioglu 
Aracı Kurum: Lidya trade

Bana ınternet aracılığıyla ulaşan o**** bey beni en iyi yatırım uzmanlarıyla çalıştıracağını 1000 USD nin çok kısa bir sürede 5000 hatta 10.000 USD olacağının sözünü verdi. Bana atanan sözde uzman a**** bey daha ilk açtırdığı işlemde terste bırakarak her geçen gün biraz daha zor durumda kalmama sebep oldu.
Sonrasında aradım yazdım ulaşamadım kendisine. Daha ilk haftadan işten ayrıldığını söylediler. Ve 3 gün boyunca kendi kaderime terk edildim. O kadar zorluğa rağmen sadece kendi bilgim ve tecrübemle 1000 doları 6500 dolara çıkarmayı başardım. Sonrasında olanlar oldu. Piyasanın kapalı olduğu saatlerde teminat seviyemin hareketlendiğini gördüm ve bu hareketleri firmaya ekran resimleriyle birlikte ilettim. Bu hareketlerin olmaması gerektiğini ileride bana ve diğer yatırımcılara sorun yaratacağını söyledim.
Maalesef ki bu olayın üzerinden 1 hafta geçmeden yine piyasanın kapalı olduğu saatte olağan dışı hareketler olması neticesinde büyük zorluklarla kazandığım 6700 dolar bir anda sıfırlandı. Firmayla 1 haftalık yazışma ve aramalarım sonuç vermedi ve beni haksız çıkardılar. A**** bey k**** bey n*** hanım m****bey kim varsa hemen hepsiyle konuştum ama hepsi ağız birliği etmiş gibi beni haksız çıkardılar.Benim paramı ve emeğimi çaldınız Hakkımı helal etmiyorum. Başka insanların parasını çalmanıza da elimden geldiğince müsaade etmeyeceğim. Foreks piyasasıyla ilgili en ufak bir bilginiz yok. Tek amacınız insanlara para kaybettirmeye çalışıp parasına göz dikmek. Dolandırıcısınız…