Forex Mağdurları Platformu

ELEKTRONİK FOREX PİYASASI ZEHİRLİ VE SPEKÜLATİF BİR FİNANSAL ÜRÜNDÜR

Değerli Finansal Tüketici;

Türkiye’de “forex” adıyla pazarlanan kaldıraçlı finansal ürünler, Fransa Sermaye Piyasası Kurumu (AMF) ve Hollanda Sermaye Piyasası Kurumu (AFM) tarafından zehirli spekülatif ürünler (toxic speculative trading products) olarak tanımlanmaktadır. “Forex”, yani “foreign exchange” tabiri bir döviz takasını çağrıştırsa da, elektronik “forex” piyasasında döviz alınıp satılmaz. Uluslararası finans literatüründe kabul edildiği üzere, Rolling Spot Forex, CFDs ve İkili Opsiyonlar, döviz ve emtia fiyatları üzerine oynanan bahislerdir. Bunun anlamı şudur: Elektronik “forex” piyasasında altın, petrol veya döviz pozisyonu açtığınızda, bu varlıkların mülkiyet hakkı size geçmez. Açtığınız uzun (long) pozisyon ile varlık fiyatının yükseleceği, kısa (short) pozisyon ile varlık fiyatının düşeceği üzerine aracı kurumla bir bahse girmiş olursunuz.  Pozisyon kapandığında doğru tahminde bulunan taraf diğer tarafa aradaki fiyat farkını öder. Dolayısıyla bu işlemler “contracts for difference“, yani fiyat farkı sözleşmeleri olup, Borçlar Hukuku anlamında bir kumardır. Bununla birlikte, SPK düzenlemelerine tâbi olması nedeniyle, fiyat farkı bahislerinden kaynaklı borçlarda “eksik borç” hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla elektronik “forex” işlemlerinden kaynaklı zararlar dava edilebilir.

ELEKTRONİK FOREX İŞLEMLERİ YATIRIM DEĞİL, KUMARDIR

FOREX adıyla pazarlanan kaldıraçlı ürünler bir yatırım aracı değildir. Yatırım, eldeki parayı ‘”ek kâr” veya “gelir” elde etmek amacı ile herhangi bir işe, sermaye piyasası aracına, emtiaya veya gayrimenkule (yatırım araçlarına) uzun vadeli bağlamaktır. Elektronik “forex” piyasasında ise döviz veya gram altın alıp hesabınızda tutamazsınız; çünkü açtığınız pozisyonun ömrü gece 24:00’de sona erer. Gece 24:00’den sonra pozisyon yenileme (taşıma) ücreti ödersiniz ki, bu maliyete “swap” adı verilir. Dolayısıyla kaldıraçlı (kredili) döviz işlemleri günübirlik bahislerdir. Bunlar kısa, orta veya uzun vadeli yatırım için kullanılamaz. İstatistiksel olarak “forex” pozisyonlarının %90’ı 1 hafta içinde kapatılmaktadır. Bu kadar kısa süreler içinde sürdürülebilir bir kazanç sağlamak ise teorik olarak imkânsızdır.

ELEKTRONİK FOREX PİYASASINDA MÜŞTERİLERİN %90’DAN FAZLASI PARA KAYBEDER

Avrupa’da 15.000 “Rolling spot forex”  ve “CFDs” müşterisi üzerinde yapılan ampirik araştırmada, müşterilerin %89.4’ünün kayıp yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu oran, kumarhanelerin %85’lik müşteri kayıp oranından daha yüksektir. Dönemin sermaye piyasalarından sorumlu Başbakan Yardımcısı Sayın Nurettin Canikli, Türkiye “forex” piyasasında kayıp oranının küçük yatırımcılarda %98’e ulaştığını 28.02.2017 tarihli röportajında kamuoyuna açıklamıştır.

Sonuç olarak, FOREX adıyla pazarlanan kaldıraçlı (kredili) finansal ürünler, müşterilerin %90’dan fazlasının para kaybettiği günlük BAHİSLERDİR.

FOREX SATICILARI, ÖDÜNÇ PARA İLE BAHİS OYNATAN ELEKTRONİK KUMARHANE İŞLETMELERİDİR

“Forex” aracı kurumları klasik anlamda bir “aracı/işlem komisyoncusu” değildir. Bu firmalar kumarhane kasası gibi çalışan piyasa yapıcılardır. Bunun anlamı şudur: Siz zarara uğradığınızda bu zarar sizinle bahse giren aracı kurumun veya aracı kurumun anlaşmalı olduğu likidite sağlayıcının kasasına irat olarak kaydedilir. Dolayısıyla elektronik “forex” piyasasında aracı kurum ile müşterisi arasında doğrudan çıkar çatışması vardır.

Öte yandan, elektronik “forex” piyasası KALDIRAÇLIDIR. Kaldıraç, ödünç para ile bahis açmaya izin veren bir iş modelidir. Bu iş modelinde, belli bir teminat karşılığında aracı kurum tarafından müşteriye 10 kata kadar ödünç para verilir. Müşteri, aracı kurumdan aldığı ödünç para ile yine aracı kuruma karşı bir fiyat bahsine girmeye teşvik edilmektedir.

Sermaye Piyasası Kurulu, uzun süredir “kaldıraç” kavramının bir “kredi” olmadığını savunsa da, Avrupa Adalet Divanı’nın 2019 tarihli bir içtihadında, elektronik “forex” piyasasında müşterilere kullandırılan kaldıracın “KREDİ” olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla Türkiye’de yerleşik finansal tüketicilere bizzat SPK tarafından yanlış ve yanıltıcı bir bilgilendirme yapılmakta, finansal bahislerin kredi ile finanse edildiği gerçeği genel halktan gizlenmektedir.

OTC FOREX İŞ MODELİNDE HER ZAMAN KASA KAZANIR

Kumarhane endüstrisinde, müşterileri işlem açmaya teşvik etmek amacıyla çeşitli “bonus” araçları kullanılsa da, esasen ödünç para ile müşterilere kumar oynatılan tek iş modeli elektronik “forex” piyasasıdır. Çıkarları çatışan iki taraftan birinin diğerine bahis için kredi sağlaması, taraflar arasındaki güç dengesizliğini derinleştiren bir uygulamadır. İş modelinin doğası gereği, finansal tüketicilerin işbu zıt menfaat ilişkisine taraf olmaları haksız rekabete neden olur. Bu, güçlü tarafa zayıf taraf üzerinde adil olmayan, eşitliksiz, ezcümle sömürücü bir üstünlük sağlar. İstatistiksel olarak elektronik “forex” piyasasında müşterilerin %90’dan fazlasının zarar etmesi, haksız rekabetin varlığını kanıtlamaktadır.

Ticari kârlarını maksimize etmek isteyen OTC “forex” satıcıları, hemen her zaman bu ürünü bilgi ve tecrübesi zayıf genel halka pazarlar. Bir başka ifadeyle, bilgi ve tecrübesi zayıf potansiyel müşteriler “forex” şirketlerinin hedef kitlesidir. Bunun bir sonucu olarak, kullanılan pazarlama materyalleri de çoğunluk saldırgan ve aldatıcıdır. Öte yandan, aracı kurumlar tarafından istihdam edilen müşteri temsilcileri, müşteri ikna teknikleri hakkında yoğun bir eğitime tabi tutulur. Uzman danışman olarak lanse edilse de, bu danışman personel esasen müşteriler ile çıkar çatışması içindedir. Zira personelin ücret kalemleri arasında, şirkete kazandırdıkları müşteri sayısına bağlı prim geliri önemli bir yer tutar. Bu tür bir ücretlendirme politikası, sözde danışman personel tarafından müşterilerin sistematik olarak aldatılmasına neden olmaktadır.

Elektronik “forex” işlemlerinin bir diğer özelliği, bunların tezgah üstünde işlem görmesidir. “Tezgahüstü” tabirinin İngilizce kökeni “over the counter” sözcüklerinden gelir ve genellikle “OTC” kısaltması  ile kullanılır. OTC piyasalar, merkezi bir borsanın usul ve kurallarına tabi olmadığı gibi, bu piyasada merkezi bir takas (central counterparty clearing) sistemi de mevcut değildir. Bu nedenle, OTC “forex” piyasasında müşteriler merkezi bir takas sisteminin güvencesinden yararlanamaz. Pozisyonlar, tıpkı kumar endüstrisinde olduğu gibi satıcının kasasına karşı açılır. Öte yandan müşterilere sunulan fiyatlar merkezi bir otoritenin süzgecinden geçmez. Size kendi fiyatını sunan da, kendi kasası üzerinden sizinle bahse giren de aynı taraftır. Bunun anlamı şudur: Elektronik “forex” piyasasının fiyat/maliyet kontrolü, ticari kazancı müşterisinin kaybına bağlı olan aracı kurumun elindedir. Bu iş modeli, doğası gereği aracı kurumu hileye teşvik eder ve hilenin varlığını ispat etmek, özellikle dalgalı piyasa şartlarında bilgisiz ve deneyimsiz müşteriler için mümkün değildir.

ROLLİNG SPOT FOREX VE CFD‘LER SİZE UYGUN MU?

Elektronik “forex” piyasasının ana oyuncuları Hükümetler, Merkez Bankaları, Uluslararası Yatırım Bankaları, Küresel Şirketler ve Soroz gibi büyük Spekülatörler‘dir. Bu büyük oyuncular, varlık fiyatlarının kontrolünü sağlamak, fiyat değişimlerine karşı sermaye risklerini yönetmek ve arbitraj için elektronik “forex” piyasasını kullanır. Bu piyasanın sermayesi sınırlı bireysel yatırımcılar için bahis dışında hiçbir kullanım değeri yoktur. Zira dev oyuncuların arasında ezilmek bu piyasada kaçınılmazdır.

Türkiye hâriç diğer G20 ülkelerinde lisanslı “forex” satıcıları, sözleşme öncesi bireysel müşterilerine kilit bilgilendirme dokümanı vermek zorundadır. Bu standart formda, bir perakende yatırımcının “forex” işlemleri açabilmesi için mutlaka aşağıdaki özelliklerin tamamına sahip olması gerektiği yazar:

  1. Sermaye Piyasalarında yüksek deneyime sahip olmak,
  2. Marj/kaldıraç ticaretinin etkileri ve risklerini çok iyi bilmek,
  3. Çeşitlendirilmiş bir yatırım portföyüne sahip olmak ve bu portföyün ancak kaybedilmesi göze alınan (gözden çıkartılan) cüz’i bir kısmı ile “forex” işlemleri açmayı istemek,
  4. “Forex” işlemlerine kısa vadeli bir amaç için başvurmak,
  5. Yüksek risk toleransına sahip olmak.

Yukarıda sayılan 5 kriterin tamamını karşılamıyorsanız “forex” işlemleri size uygun değildir.

ELEKTRONİK FOREX PİYASASININ RİSK DERECESİ

Sermaye piyasası ürünleri 1’den 7’ye kadar çeşitli risk derecelerine sahiptir. Örneğin;

Tahvillerde risk derecesi                                     1;

Pay piyasasında risk derecesi                         3-4;

VİOP’da risk derecesi                                          6;

Rolling Spot Forex ve CFD’lerde risk derecesi   7‘dir.

Yukarıda yer alan risk dereceleri, G20 ülkeleri içinde sadece Türkiye’de yerleşik finansal tüketicilerden gizlenmektedir. Bu nedenle, elektronik “forex” piyasasının sermaye piyasası tarihinde icat edilmiş en riskli finansal ürün olduğu Türkiye’de genel halk tarafından bilinmez. Karşılaştırmalı risk derecesinin halktan gizlenmesi, sistematik aldatmayı elverişli ve mümkün kılmaktadır.

YASAL FOREX ŞİRKETİ GÜVENLİ Mİ

Elektronik “forex” işlemleri, varlık fiyatları üzerine oynanan günübirlik bahislerdir. Dolayısıyla yasal da olsa, yasadışı da olsa kumar kumardır. Yasal “forex” şirketi, Sermaye Piyasası Kurulu tarafında yetkilendirilmiş satıcılar için kullanılan bir tabirdir. SPK ve TSPB’nin resmi web sitesinde yetkili “forex” satıcıları ilan edilmektedir. TAKASBANK’ın 2020 Aralık ayı verilerine göre, Türkiye’de elektronik “forex” bahislerini satmaya yetkili 40 aracı kurum bulunmaktadır.  Bu sayı 320 milyon nüfuslu ABD’de sadece 3’tür. Türkiye’de finansal fiyat bahislerini topluma yaymak için yoğun bir çaba harcandığı görülmektedir. Ülkemizde 2020 yılında tezgahüstü finansal bahis işlemlerine aktarılan tutar 1.500.000.000-TL’nin üzerine çıkmıştır. Açılan yasal kaldıraçlı bahis hesapları ise 200.000’den fazladır. Türk toplumu bizzat Sermaye Piyasası Kurulu’nun izni ve teşvikiyle finansal kumara özendirilmektedir.

Öte yandan yetkisiz “forex” satıcılarının çoğunluğu “Karayipler” gibi ada ülkelerinde yerleşiktir. Güney Kıbrıs meşeli “forex” satıcılarının dahi merkezi offshore bölgelerdir. Çünkü bu deniz aşırı bölgelerde yatırımcı koruma kuralları gevşektir. Elektronik “forex”, özellikle regülasyonların gevşek olduğu ülkelerde yayılım göstermektedir. Örneğin bu şirketler ABD ve AB vatandaşlarını müşteri olarak kabul etmezler. Yurtdışı yetkisiz “forex” satıcılarının ana hedef kitlesi Türkiye, Orta Doğu ve Asya’da yerleşik finansal tüketicilerdir.  Bu bölgelerde ekonomik sınır güvenliği son derece gevşek, yaptırım gücü caydırıcılıktan uzaktır. 

Öte yandan, OTC “forex” piyasası örneğin ABD’de “yatırım” olarak pazarlanamaz; fakat Türkiye’de bizzat Sermaye Piyasası Kurulu, “forex” piyasasını bir yatırım aracı olarak tanımlamakta ve yetkili satıcılar da bu işlemleri “yatırım” olarak pazarlamaktadır. Bu koşullar altında Türkiye’de yerleşik tüketiciler, sözde yatırım vaadiyle göz göre göre finansal bahis işlemlerine sürüklenmektedir. Son kertede, sanal forex satıcılarının ruhsatlı veya ruhsatsız olması arasında kayda değer bir fark yoktur. Zira her iki durumda da bireysel müşteriler %90’ın üzerinde zarar eder.

DEMO HESAP ÇALIŞMASI GERÇEK BİR DENEYİMİN YERİNİ TUTAMAZ

Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Komisyonu (ESMA), fiyat farkına dayalı kontratları “karmaşık finansal ürünler” olarak tanımlamaktadır. Kurumsal bir metodolojiye sahip olmadan bu piyasada sürdürülebilir fayda sağlamak olanaklı değildir. Hâlihazırda uluslararası kurumsal firmalar bu piyasayı bahis için değil “hedging” ve “arbitraj” için kullanır. Fransa’da 2013 yılında yapılan ampirik bir çalışmada, perakende müşterilerin “forex” piyasasında kalma süresi ve işlem sayısı arttıkça, aynı oranda zararların da artış gösterdiği kanıtlanmıştır. Dolayısıyla daha çok işlem açmanın bu piyasada öğrenme eğrisine pozitif bir katkısı da ampirik olarak yoktur.  Ancak çoğunluk “forex” satıcıları, “demo hesapta risk almadan forex’i öğrenin!” şeklinde yanlış ve yanıltıcı bir pazarlama iletişimi kullanmaktadır. Buna karşın Almanya Sermaye Piyasası Kurumu (BaFIN), “demo” hesap tekliflerinin potansiyel müşterileri piyasaya çekmek için kullanılan bir “tuzak” olduğunu ifade etmektedir. Üyesi olduğumuz Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonu (IOSCO), 2016 yılında yayınladığı nihai kaldıraçlı işlemler raporunda, demo çalışmasının asla gerçek bir piyasa deneyiminin yerini tutamayacağı sonucuna ulaşmıştır.

TÜRKİYE’NİN EKONOMİK SINIR GÜVENLİĞİ TEHDİT ALTINDA

Türkiye ekonomisi üzerindeki kur, faiz ve enflasyonist yönlü baskılar, Türk Lirası ile tasarruf eden bireysel yatırımcıları özellikle döviz ve altın işlemlerine yönlendirmektedir. Ancak tüketicilerin bu temel ekonomik ihtiyacı, “Rolling Spot Forex” satıcıları tarafından uzun zamandır sistematik olarak istismar edilmektedir. Bunun sonucunda, ülke sathına yayılmış kitlesel çapta mağduriyetler ortaya çıkmıştır ve mağdurların sayısı her geçen gün artmaktadır. Finansal bahis ürünleri olan OTC “forex” ve CFDs piyasaları Türkiye’de halen sürdürülebilir yatırım ürünleri olarak pazarlanmakta, yatırım vaadiyle tüketicilerin sınırlı birikimleri kumarda ellerinden alınmaktadır.

Sanılanın aksine, Türkiye’deki kitlesel “forex” mağduriyeti, hem mağdur sayısı hem de zarar tutarı dikkate alındığında, esasen yetkili “forex” şirketlerinden kaynaklanmaktadır. Bunun temel nedeni, yetkisiz “forex” satıcılarına kıyasla SPK’dan faaliyet izni alan “forex” şirketlerine toplumda duyulan güvendir. Genel olarak Bankalar ve Sermaye Piyasası Kurumları, Yargıtay içtihatlarında “güven kuruluşları” olarak tanımlanmaktadır. Yetki verilen “forex” satıcıları da hukuken birer sermaye piyasası kurumuna dönüştüğünden, toplum nezdinde yetkili firmaların müşteri menfaatlerini gözeteceği yönünde yanlış ve yanıltıcı bir algı oluşmaktadır. Bunun sonucunda, yasal “forex” şirketleri bünyesinde daha çok kaldıraçlı işlem hesabı açılmakta ve bu hesaplara çok daha yüksek meblağlarda para yatırılmaktadır. Hâlbuki çıkar çatışması yönünden yetkili “forex” şirketleri ile yetkisiz satıcılar arasında pratik bir fark bulunmamaktadır. Bir kısım “forex” satıcısına SPK tarafından yasal statü verilmiş olması, “forex” iş modelinde bir farklılık yaratmaz ve bu şirketlere karşı alınan tezgahüstü pozisyonları kumar olmaktan çıkartmaz. Yasal olarak meşru bir kumarhane ancak ve ancak bu işlemler üzerinden Devlete vergi geliri kazandırır. Somut vakalar göstermektedir ki, İstanbul’da yerleşik bir müşteri “yasal!” olmasına güvenerek yetkili bir “forex” şirketine 2.000.000,00-USD yatırabilmiştir. Buna karşın yetkisiz “forex” şirketlerine yatırılan teminat tutarı genellikle 5.000USD’nin altındadır. Sonuç olarak, asıl tehlike dışarıda değil sınırlarımızın içindedir. “Yasal forex şirketi” adı altında topluma aldatıcı bir güven duygusu aşılamak, en başta sermaye piyasası hukukunun temelini oluşturan kamuyu aydınlatma ilkesine aykırıdır.

ELEKTRONİK FOREX, ULUSLARARASI BİR SÖMÜRÜDÜR

Londra Menkul Kıymetler Borsası’nda hisse senedi ticareti yapılırken ödenen damga vergisini “atlamak!” için 1990’larda fark kontratları (CFDs) geliştirilmiştir. Bir CFD işleminde, hiçbir dayanak varlık yatırımcı tarafından satın alınmaz veya işlem görmez. Açılan pozisyonlar sadece dayanak varlıkların fiyat performansları üzerine oynanan kısa süreli bahislerdir. Piyasa yapıcı finansal kuruluşlar, ticari kârlarını arttırmak için zamanla finansal fiyat bahislerini genel halka ve yüksek kredi sunarak pazarlamaya başlamıştır. “Kaldıraç” adı verilen bu model, kumar endüstrisinde ilk defa finansal kredi uygulamasını sistematik hale getirmiştir. Finansal fiyat bahislerine bir de “kaldıraç” adı verilen yüksek borçlanma araçlarının eklenmesiyle, makul risk seviyesini önemli ölçüde aşan, zehirli bir ürün vücut bulmuştur. Kaldıraçlı finansal işlemlerde aracı kurum, müşterisini aşırı borçlandırarak, müşterinin sahip olmadığı bir para üzerinden kendisiyle bahse girmesini teşvik eder. Bu asimetrik iş modelinde finansal tüketicilerin sınırlı birikimleri er ya da geç aracı kurumun kasasına gelir kaydedilir. Barındırdığı güç dengesizliği nedeniyle elektronik “forex” piyasası sistemik olarak sömürücüdür ve ekonomik kamu yararına doğrudan tehdit oluşturmaktadır.

YEREL FOREX ŞİRKETLERİNİN ARKASINDA KÜRESEL LİKİDİTE SAĞLAYICILAR VARDIR

Elektronik “forex” uluslararası bir bahis piyasasıdır. Bu piyasanın mekânsal anlamda bir merkezi olmamakla beraber, fiyat farkı bahislerinin nihai olarak takas edildiği yer Londra’dır. Türkiye’de kurdukları anonim şirketler üzerinden kaldıraçlı işlemlere aracılık lisansı alan firmalar dâhil, yerel “forex” satıcıları genellikle Londra’da yerleşik büyük bir likidite sağlayıcının işlem aracısı gibi çalışır. Bunun anlamı şudur: Türkiye’de yerleşik bir finansal tüketici, yine Türkiye’de yerleşik yetkili bir “forex” satıcısı ile bir fark kontratı imzaladığında, “forex satıcısı bu kontratı, sonuçlandırmak üzere anlaşmalı olduğu Londra’da yerleşik likidite sağlayıcısına gönderir. Bu tür elektronik “ayna/kopya” işlemlere finans literatüründe STP, yani “Straight Through Processing” adı verilir. Bu finansal model, Türkiye’deki bireysel tasarrufları elektronik ortamda ve tek bir tuşla yurtdışına aktarır. Örnek vermek gerekirse, bir saniye önce Konya’da yerleşik bir memurun hesabında bulunan para, elektronik “forex” piyasasında bir saniye sonra Londra’da yerleşik bir finans kuruluşunun kasasında “kazanç” olarak belirir. Bu kazancın vergisi de İngiltere devletine ödenir. Sermaye Piyasası Kurulu’nun çıkardığı Tebliğlerle yasal meşruiyet kazandırdığı bu sistem, hem mikro hem de makro ölçüde ekonomik kamu yararına tamamen aykırıdır. Finansal fiyat bahisleri ile yerli tasarruflar elektronik ortamda Londra’da yerleşik likidite sağlayıcıların hesaplarına aktarılmakta, aynı zamanda bu para transferinin vergisi esas olarak İngiltere’de ödenmektedir. Nitekim yerli aracıların bu işlemlerden kazancı çoğunluk “spread” geliri olup, bu gelir, Londra’ya transfer edilen paranın ancak ve ancak onda birine karşılık gelir. Son kertede, tezgahüstü “forex” piyasası, Anadolu’ya ait tasarrufların Türkiye’de yerleşik “yasal!” aracılar vasıtasıyla yurtdışı likidite sağlayıcılara aktarıldığı finansal bir sömürü sistemidir. 2018’den beri uluslararası camiada bu sisteme “economic cannibalism“, Türkçesiyle “ekonomik yamyamlık” adı verilmesi son derece haklı ve yerindedir.

YERLİ FOREX SATICILARI, MÜŞTERİLERİNDEN ALDIKLARI İŞLEM EMİRLERİNİ BİRE BİR AŞAĞIDAKİ İNGİLİZ ŞİRKETLERİNİN HESABINA KOPYALAR

BNP Paribas S.A.İngiltere
Barclays Bank PLCİngiltere
Credit Suisse AGİngiltere
Deutsche Bank AGİngiltere
Goldman Sachsİngiltere
HSBC Bank PLCİngiltere
JP Morgan Chase Bankİngiltere
Merrill Lynch Internationalİngiltere
Morgan Stanley & Co International PLCİngiltere
Nomura International PLCİngiltere
Societe Generaleİngiltere
The Royal Bank of Scotlandİngiltere
UBS AGİngiltere
XTX Markets Limitedİngiltere
IS Prime Limitedİngiltere
Alpha Capital Markets (ACM) Groupİngiltere
CFH Clearing Ltd.İngiltere
Forex Capital Markets Ltd. (FXCM Ltd.)İngiltere
AT Global Markets Limitedİngiltere
Standard Chartered Bankİngiltere
LMAX Limitedİngiltere
Sucden Financial Limitedİngiltere
Divisa UK Ltd. (Divisa Capital)İngiltere
Hantec Markets Ltd.İngiltere
Trade Tech Alpha Ltd.İngiltere
Fortrade Limitedİngiltere
Kaynak: TSPB Resmi Web sayfası, Likidite sağlayıcılar, 2020 (Temmuz Eylül)

İNGİLİZ FOREX ŞİRKETİ FORTRADE LIMITED’İN BİNBİR YÜZÜ

Fortrade Limited, İngiltere Finans Otoritesi (FCA) tarafından lisanslanmış (609970) Londra’da yerleşik bir “forex” satıcısıdır. Ancak Türkiye’de siz bu şirketi GCM Menkul Kıymetler A.Ş.’nin likidite sağlayıcısı olarak görürsünüz. GCMFOREX, müşterilerinin pozisyonlarını kopya işlemlerle Fortrade Limited’e gönderir.

Fortrade Limited, Asya pazarında bu defa “GCMAsia” markası ile karşımıza çıkar. Bir “forex” aracısı olan GCMAsia, Fortrade Limted’in iştirakidir.

Fortrade Limited, Orta Doğu’da da faaldir. Merkezi Riyad’da bulunan ArabFortrade adlı finansal bahis şirketi Fortrade Limited tarafından işletilir.

Sonuç olarak; Rolling Spot Forex, CFDs ve benzeri finansal bahis piyasasında küresel satıcılar ile yerel aracılar arasında doğrudan veya dolaylı bir ticari ilişki mevcuttur. Yerel aracılar, yerel halktan topladıkları bahisleri elektronik işlem platformu üzerinden küresel likidite sağlayıcıların hesaplarına aktarır. Böylece Asya’da, Arabistan’da ve Anadolu’da biriken tasarruflar fiziki teslim olmaksızın elektronik ortamda Londra’da açılan hesaplara transfer edilir. Öte yandan, bu işlemler genel halka hemen her zaman “kolay”, “güvenli”, “kazançlı”, “yasal” ve benzeri ikna edici mesajlar eşliğinde pazarlanırken, fiyat bahislerinin doğası hakkında potansiyel müşterilere yeterli açıklama yapılmaz. Yerel aracıların saldırgan ve yanıltıcı pazarlama iletişimi, tüketicilerin doğru karar alma yeteneğini önemli ölçüde zayıflatmakta, bunun sonucunda tüketici varlıkları yaygın olarak suiistimal, yanlış seçim ve dolandırıcılığa maruz kalmaktadır.

KREDİLİ FİNANSAL BAHİSLERİN DEVLET ELİYLE GENEL HALKA ARZI HUKUKA UYGUN MU?

Türk hukukunda idarenin tüm işlem ve eylemleri sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile ekonomik kamu yararı ilkesine uygun olmak zorundadır. Bu kapsamda, aracı kurumların tüketicileri 10 kata kadar borçlandırdığı, bu borç para ile tüketicilere finansal bahis işlemlerinin açtırıldığı ve bu işlemler sonucunda 10 bireysel müşteriden 9’unun zarara uğratıldığı toksik bir iş modeli kamu yararına açıkça aykırılık oluşturmaktadır. Hâlihazırda “forex” adı ile pazarlanan kredili bahisler, yerli tasarrufları nihai olarak “likidite sağlayıcı” adı verilen yurtdışı finans kuruluşlarına aktaran bir mekanizmadır. Dolayısıyla hem bireyler hem de Devlet bu iş modelinden zarar görmektedir. Anayasa, sermaye piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlama görevini Devlete yüklemiştir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun amacı, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması, piyasada oluşan sistemik risklerin önlenmesi ve “adil” bir piyasa ortamının sağlanması üzerine bina edilmiştir. Bu amacı gerçekleştirme görevi Sermaye Piyasası Kurulu’na verilmiştir. Hal böyleyken, tasarrufların sınai ve ekonomik kalkınma yerine kredili finansal bahislere yönlendirilmesi, bu zehirli ürünü tabana yaymak maksadıyla SPK’nın 40 adet “forex” şirketini yetkilendirmesi, genel halka uygun olmadığı halde bu ürünlerin ruhsatlı satıcılar tarafından genel halka pazarlanmasına ve satılmasına hiçbir sınırlama getirilmemesi, “görev suçu” kapsamında değerlendirilebilecek hukuka aykırılıklardır.

Açıklama: Bu web sitesi finansal okuryazarlığa, finansal farkındalığa, yatırımcının korunması ilkesine ve kamuyu aydınlatma prensibine hizmet etmektedir. Sitede yer alan tüm bilgiler kamunun erişimine açık kaynaklardan temin edilmiştir. OTC “forex” piyasasının spekülatif bir finansal ürün olduğu ve genel halka uygun olmadığı IOSCO’ya üye tüm devletler tarafından kabul edilmektedir. Bu web sitesinin amacı, OECD Finansal Tüketiciyi Koruma Gücü tarafından hazırlanan ve G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısında onaylanan “Finansal Tüketicilerin Korunmasına Yönelik Üst Düzey Nihai İlkeler” belgesi ile uyumludur. Türkiye de bu uluslararası belgeye taraftır.