makaleler

15 TEMMUZ’U DOĞRU ANLAMAK

Değerli Okur;

15 Temmuz kalkışmasının üzerinden tam bir yıl geçti. Zamanla FETÖ yapılanması hakkında çok şey öğrendik. Bu süreçte beni en çok şaşırtan, FETÖ’nün Batılı güçlerle kurduğu derin ittifakın ortaya çıkmasıydı. Yurtiçinde verilen mücadele, ancak örgütün elleri ve ayaklarına karşı yapılabildi; çünkü FETÖ’nün omurgası 15 Temmuz gecesinden önce soluğu ABD ve AB ülkelerinde almıştı. Hükümetimizin haklı ve ısrarlı girişimlerine rağmen bu kilit kadronun tekini dahi Türkiye’ye iade etmediler.

Bunun bir sebebi var elbette.

Bu süreç, bize FETÖ’nün yerli bir beyni olmadığını gösterdi.

Tayland’ın ormanlık bölgelerinde, karıncaların içine girip bu eklembacaklıları içten kemirmesiyle bilinen bir parazit mantarı vardır. Üreme zamanı geldiğinde karıncanın beynini yemeye başlar bu mantar. Böylece eklembacaklının zihinsel kontrolünü ele geçirir. Bundan sonra bir zombiye dönüşen eklembacaklı, beynindeki parazitin komutlarına uyarak ormanın içine doğru ilerler, bir bitkinin gövdesine tırmanır ve çenesiyle bir yaprağı ısırıp orada öylece hareketsiz kalır. Burası, parazit mantarının üreme hücrelerini –sporlarını- bırakacağı en uygun yerdir. Zombi karıncalar, beyinlerine giren parazitlerin yönlendirmesiyle binlerce yıldır hep aynı davranışı sergiler.

Yaşanan manzaraya dışardan bakan biri, bir eklembacaklının serbest iradesiyle ormanın içine doğru hareket ettiğini görecektir.

15 Temmuz’a dışardan bakan biriyse, FETÖ’nün kendi karar ve iradesiyle iktidarı devirme planları hazırlayıp darbe teşebbüsünde bulunduğunu sanacaktır.

Gerçek şu ki, bir parazit mantarı tarafından ele geçirilen eklembacaklı ile uluslararası sermaye tarafından ele geçirilen bir ögütün beyin ölümü çoktan gerçekleşmiştir.

Üreme hücrelerini ormanın kalbine ve sömürücü politikalarını ülkemizin yönetimine enjekte etmeyi amaçlayanlar, ölü bedenlerin ve ruhu olmayan örgütlerin zihnini kontrol etmektedir.

Onun için, 15 Temmuz, sadece bir darbe girişminin püskürtülmesi olarak hatırlanmamalıdır.

15 Temmuz, milli varlığımız üzerindeki uluslararası sömürüye karşı bir dayanışma günüdür. Kutlu olsun.

Saygılarımla;

Levent KAMALI

YENİ FOREX DÜZENLEMESİ İŞE YARADI, SPEKÜLATİF ATAKLARIN ÖNÜ KESİLDİ!

Yüksek kaldıraçlı “forex” sisteminin Türkiye’de sona ermesi üzerine, bazı odakların alınan kararları tartışmalı hale getirmeye çalıştığına şahit oluyoruz. Bazı yayın organlarında halen yüksek kaldıraçlı “forex” sistemine dönülmesi çağrıları yapılıyor. 10.000’in üzerinde Türk yatırımcısının 10.02.2017 tarihinden sonra yurt dışındaki aracı kurumlarda hesap açtığı ifade ediliyor ki, bu haberler tümüyle asılsızdır. Haber kaynaklarına bakıldığında, bunların milletimize ve milli iradeye cephe açmış odakların kamuoyunu yanılma teşebbüsü olduğu görülüyor. Biz bu odakların uzun süredir medya üzerinde bir karartma uyguladıklarını çok iyi biliyoruz. Bunlar, Türkiye’de 150.000’i aşan “forex” mağdurunu yıllardır görmezden geliyorlar. IOSCO’nun “OTC” piyasaları üzerine yayınladığı uyarıcı raporları gizliyorlar. ABD Emtia ve Vadeli İşlem Komisyonu’nun “forex” piyasasını sınırlayıcı regülasyonlarını Türk milletinden saklıyorlar. Fransa ve Belçika’nın “forex” reklamlarını yasakladığını haber yapmıyorlar, zira kendileri yıllardır bu “forex” reklamlarından yüksek gelir elde ediyor.

Değerli okur;

10.02.2017 tarihinde yüksek kaldıraçlı “forex” piyasası Türkiye’de son buldu ve USDTRY üzerindeki atakların hızı kesildi. Bugün itibariyle USDTRY 3,600 seviyesinin altını gördü. Şayet “forex” piyasası 1’e 100 kaldıraç ile yoluna devam etseydi, referandum tarihine yaklaştığımız ve bir kısım Avrupa ülkesi ile sorunlar yaşadığımız bu dönemde, USDTRY paritesi muhtemeldir ki organize bir atakla 4,000 seviyesinin üzerine çıkartılırdı. Unutmayalım ki, Türkiye ekonomisi üzerine oynanan oyun her ne kadar dış bağlantılı olsa da, içeriden destekçi bulamaz ise başarıya ulaşamaz ve kalıcı olamaz. (daha&helliip;)

EY BLOOMBERG MEDYASI, SEN HİÇ ACI BİBER YEDİN Mİ?

26.02.2017 Pazar günü, Bloomberg HT web sayfasında bir habere rastladım. Forex aracı kurumlarında çalışan 3.500 beyaz yakalı işçi, TBMM Forex Mağduriyetlerini Araştırma Komisyonuna başvurmuş. Yeni Forex düzenlemelerinden şikâyetçi olmuş.

Değerli Okuyucu, Forex Mağduriyetlerini Araştırma Komisyonu, TBMM bünyesinde Haziran 2016 yılında kuruldu. Bugüne kadar üç toplantı yaptı. Mağdur tüketicileri dinledi. Peki, siz hiç bugüne kadar Bloomberg medyasının forex komisyonundaki çalışmaları haber yaptığını duydunuz mu?

Duymadınız değil mi?

Hani, intihar eden forexçi astsubayın yürek burkan hikâyesini hatırlarsınız. İnsanın bir değer olduğuna inanan tüm medya araçları bu haberi sayfalarına taşımıştı. Peki, siz o haberi Bloomberg sayfalarında gördünüz mü hiç?

Görmediniz, öyle değil mi?

“Kaybınızı telafi edeceğiz, yeter ki tüm malvarlığınızı bize yatırın!” diye diye forex aracı firması tarafından aldatılan İstanbullu hekim hiç Bloomberg sayfalarında yer bulabildi mi? Forex kurbanı doktor aldatılarak evini, arabasını ve sağlığını kaybetti. Fakat Aracı Kurumda çalışmadığı için varlığının Bloomberg medyası için hiçbir değeri olmadı.

Ya forexzede Ankaralı mali müşavir kardeşimizin dağılan ailesi hiç Boloomberg medyasında haber olabildi mi? Forexzedenin iki küçük çocuğu vardı. Dünyaları birdenbire başlarına yıkıldı. Peki, daha çocuk yaşta yuvaları dağılan çocuklara acımıyorsun da, o yuvaları yıkan forex firmalarına mı acıyorsun ey Bloomberg medyası? (daha&helliip;)

HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEYİN

Değerli okur;

Yıllarca biriktirdiğiniz paraların kazanç vaatleriyle birkaç gün içinde elinizden alınması korkunç bir tecrübedir. Bu nedenle bunalıma giren, eşinden boşanan, evini arabasını satmak zorunda kalan, kredi borcu yapan, işini kaybeden; hatta hapse giren mağdurlar tanıdım.

Ben de bir mağdurum ve aldatılmanın ne demek olduğunu iyi bilirim.

Fakat hiçbir koşul, mağdurlara yasal koşulların dışına çıkma hak ve yetkisini vermez. Bunu şahsımla irtibata geçen tüm mağdurlara anlatmışımdır. İhtiyaç hasıl oldu yeniden tekrarlıyorum.

Türkiye’de mahkemeler var. Türkiye’de milletten yana milli bir irade var. Haklarınızı yasal yolları kullanarak aramaktan vazgeçmeyin. (daha&helliip;)

EN ÇOK YAPILAN YANLIŞLAR

Değerli Okuyucular;

Forex piyasasında zarar eden çok sayıda katılımcıyla bire bir görüşme fırsatım oldu. Zarar eden hesapları incelediğimde, bu hesapların birbirine çok benzediğini fark ettim. Mağdurlar, hep aynı hataları tekrarlıyorlardı. Bu hatalar Aracı Kurumların menfaatineydi, bu sebeple müşteri temsilcileri de gerekli uyarıları yapmıyorlardı.

Aslında yapılan hatalar bir sır değil; fakat üzerinden tekrar geçmek gerekiyor.

Zarar eden hesapların ortak özelliği, bu hesaplardan her gün ve onlarca işlem açılmış olması. Bu en temel sorun. Küçük kazançlar peşinde koşmak sizi ancak büyük zararlara götürür. Zararı çıkartmak için tekrar işlem açmak, sonra yeniden zarar edip tekrar işlem açarak zararı geri almayı düşünmek büyük bir tuzaktır. Böyle davranarak sadece aracı kurumlara çalışırsınız. Forex’te para kazanabilen az sayıdaki insan, ekran bağımlılığını yenmiş, işlem açmadan önce açacağı işlemin tüm detaylarını ve olası senaryoları kafasında planlamış kişidir.

Ben, bir ay boyunca doğru seviyeleri sabırla bekleyip ayda sadece birkaç işlem açan birinin hesabını tükettiğini hiç görmedim.

İkinci olarak yapılan hata, işlem açarken ekonomik takvimin hiç hesaba katılmamasıdır. Halbuki açıklanan verilerle trend yönü tersine dönebilmektedir. İşlem açmadan önce o haftanın tüm ekonomik takvimini incelemeniz, önemli verilerden önce mümkünse pozisyon almamanız veya alınan pozisyonlara zarar stop’u koymanız çok önemlidir.

Bir diğer hata, kaldıraç oranının yüksek tutulmasıdır. Değerli okuyucular, kaldıraç size verilen bir kredidir. Bir başka ifadeyle kaldıraç, bir borçlanma aracıdır. Yüz kat borçlanarak açtığınız işlemlerde ters yönde kuruşluk oynamalar dahi sizi iflasa sürükler. Doğru pozisyon almış olsanız bile kaldıracı yüksek tuttuğunuzda zarar edebilirsiniz.

Yukarıdaki hatalar, sık tekrarlanan ve zarar etmiş hesaplarda gördüğüm temel hatalardır. Eğer ille de forex’te alım satım yapacağım, diyorsanız, bu temel hatalardan kaçınmanız gerektiğini aklınızdan hiç çıkarmayın.

Saygılarımla…

 

FOREX’TE KAZANMAK: FİDEYİ ÇINARA DÖNÜŞTÜRMEK GİBİDİR

Değerli Okuyucular;

Forex piyasasında, yatırımcı dostu uluslararası standartlar oluşmaya başlamaktadır. Fakat ülkemizde bu standartlardan kimsenin haberi yok. Aracı Kurumlar ise menfaatlerine aykırı olduğundan bu standartları müşterileriyle paylaşmıyor; daha kötüsü, yatırımcı dostu uygulamaların tam aksine, bilgisiz müşterilerin üzerindeki risk yükünü arttıracak hileli yönlendirmeler yapabiliyorlar.

Şimdi, yatırımcı dostu bu yeni uygulamaları genel olarak öğrenelim: (daha&helliip;)

ARACI KURUMLARIN HUKUKİ SORUMLULUĞU

Değerli okuyucular;

Kaldıraçlı alım-satım piyasasında aracılık faaliyeti yürüten firmaların müşterilerine karşı aşağıda sayılan yükümlülükleri vardır:

1. Sadakat ve özen yükümlülüğü: Aracı Kurum, finansal tüketicinin menfaatlerini sözleşme ile güdülen amaç doğrultusunda korumaya mecburdur. Bu doğrultuda müşterinin yararına olan davranışlarda bulunmalı ve ona zarar verici davranışlardan kaçınmalıdır. Örneğin müşterisine çok sayıda ve yüksek hacimli işlemler açtırıp komisyon avcılığı (churning) yapması sadakat borcuna aykırıdır. Aracı Kurumlar, tüzel kişi tacir olduklarından, basiretli bir iş adamı gibi hareket etmeli ve tedbirli bir aracı kurumun aynı durumda göstereceği ihtimam ve özeni göstermelidir. (daha&helliip;)

BİLGİ BAZLI PİYASA DOLANDIRICILIĞI

Değerli okuyucular;

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesinin ikinci fıkrasında, “sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan” kişilerin iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükmün forex piyasasını ilgilendiren kısmı, “yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren…” aracı kurumların, bu eylemlerinden dolayı iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve buna ek olarak beş bin güne kadar adli para cezası alacak olmalarıdır.  (daha&helliip;)